Seçim ittifakı Hukuku Hakkında

Türk siyasi tarihi darbelerin veya kalkışmaların da tarihidir. Bu müdahaleler Türk siyasi tarihinde çok önemli yer tutar. Darbe ve teşebbüs evreleri hariç, Cumhuriyetin kuruluş yılları ve çok partili hayata geçişten sonra üçüncü ve en önemli evresi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olacaktır. Bu sisteme geçmemiz için bir aydan az bir süre kaldı. Bu dönem artık partiler değil, ittifaklar dönemi olarak da adlandırılabilir. Buna göre artık meclis için yani milletvekili seçmek için bir pusulada oy vererek, parti veya ittifak yönünde tercihte bulunacağız. Bir diğer pusulada ise Cumhurbaşkanını seçeceğiz. Cumhurbaşkanı seçimi ile onun belirleyeceği yardımcıları, bakanları ve üst düzey bürokratları ile hükümet kurulmuş olacak. Yeni sistemde güvenoyu gerekmeyecek. Seçim sonuçlarının ilanı ve Cumhurbaşkanının yemini ile hükümette kurulmuş olacak.

Yeni Dönem Hakkında Siyasal Öngörüler 

Yeni dönemde, kuvvetler ayrılığı ilkesinin yani yasama (meclis), yürütme (hükümet) ve yargı (adliye) işlevlerinin daha belirgin biçimde ayrı olacağı açıktır. Eskiden olduğu gibi hem bakan hem milletvekili olan kimse olmayacak. Zaten başbakanlık makamında ortadan kalkmış olacak. Yürütmenin rolü, yasamanın rolünden daha etkin olacaktır. Yürütmeyi elde tutan iktidar, her türlü idari işlemi yapabilecektir. 600 sandalyeli olacak yeni mecliste salt çoğunluk 301’dir. Mecliste kanun çıkarmak için ise 301 sayısını elde tutmak gerekmektedir. 400 sayısı ile de 2/3 çoğunluk aranan işlemler yapılabilecektir.

Mecliste çoğunluğun, hükümet olan partide (veya partilerde) olmaması halinde kanun çıkarılması için, geniş mutabakatların aranacağı bu bağlamda kanunların öncekinden daha geniş toplum kitlesinin temsil edildiği bir projeksiyonda çıkacağını düşünmekteyiz. Ayrıca kanunun çıkmaması veya çıkarılan bir kararnamenin, kanunla iptal edilmesi veya konusuz bırakılması çokça karşılaşabileceğimiz yeni siyasi kriz alanları olacaktır. Eskiden içiçe geçmiş olan yasama-yürütme dengesinin, yürütme lehine mi, yasama lehine mi tevsii olacağı (genişleyeceği) bilinmez ama bu tartışmaların Anayasa Mahkemesi gündemini çokça meşgul edeceği de açıktır.

Yeni değişiklilerin, geçmiş dönemde çokça gündeme gelen, hastaların ve engellilerin oy kullanımı, sandık birleştirme, taşımalı oy, sandık ve seçim güvenliği, pusulaların mühürlenmesi vs konularında da çokça düzenleme içerdiğini belirtmek isteriz.  Buna göre,  YSK, hastalığı veya engeli sebebiyle yatağa bağımlı olan seçmenlerin muhtarlık seçimleri hariç, oy kullanmalarını sağlamak için seyyar sandık kurulu kurulmasına karar verebilecek. YSK tarafından gönderildiğinden şüphe olmayan zarflar ve oy pusulalarında sandık kurulu mührü eksikliği tek başına geçersizlik sebebi sayılmayacağı, mühürsüz zarf ve oy pusulaları, YSK tarafından gönderilmiş olmak koşuluyla Cumhurbaşkanlığı, genel ve yerel seçimlerde de geçerli olacağı düzenlemeler arasındadır. Seçim güvenliği için Valilerin yetkisi arttırılması ve yine seçim kurullarının yapısı memurlardan oluşacak şekilde dizayn edilmesi de teklifte yer almaktadır.

Şimdi biz, yeni durumda Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçiminin nasıl olacağı ve sonuçlara göre nasıl bir dağılım yapılarak meclis aritmetiğinin oluşacağını izah edelim.

Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Cumhurbaşkanı artık ülkemizde halk tarafından seçilmektedir. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün seçimiyle gündeme gelen 367 krizi sonrası, Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi gerektiği yaygın ve haklı bir kanaat olarak belirdi. Ancak bu arada 1982 Anayasasında 367 krizi doğurmayacak bir tadilat yapılmıştı. Akabinde 2007 yılında yine Cumhurbaşkanının halk tarafından seçileceği Anayasaya girdi. 2012 yılında da bu konuda bir kanun çıkarıldı. 2014 yılından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan halk oylaması sonucu seçildi. Bu süreç içinde, hükümetin kurulma şekli aynı kalmıştı. Ancak Anayasa’da (halk oylaması sonucu) yapılan değişiklikle yukarda belirttiğimiz yeni sisteme giriş oldu. Bu anlamda, yeni modelle yönetim sağlayacak ilk cumhurbaşkanı 24.06.2018 tarihinde seçilecek.

Cumhurbaşkanlığı için üç türlü aday gösterilebilir. Bunlardan ilki  “siyasi parti grupları”, ikincisi ise  “en son yapılan milletvekili genel seçiminde toplam geçerli oyların tek başına veya birlikte en az yüzde beşini almış olan siyasi partiler”  ve nihayet “en az yüz bin seçmen” imzası ile mümkündür. Aday gösterilmek, kişinin yazılı muvafakatine bağlı bir işlemdir. Karamollaoğlu, Akşener ve Perinçek bu yolla aday olmuş iken, Erdoğan, Demirtaş ve İnce ise partilerin aday göstermesi ile aday olmuştur. Akşener için CHP’den vekil transferi ile İyi Parti 15 vekil geçmiş ve grup teşekkül ettirilmiş olmasına rağmen Akşener seçmen imzası ile aday olmuştur.

Buna göre, ilk turda adaylardan birinin %50+1 oy alması halinde cumhurbaşkanlığı seçimi bu turda bitmiş olacaktır. Şayet bu olmaz ise, bu sefer ikinci tura geçilecektir. Burada, ise ilk turda en çok oy almış iki aday yarışacak ve en çok oyu alan cumhurbaşkanı olacaktır.

Seçim İttifakı Hukuku

Milletvekilliği Seçimi

 Belediye seçimlerinde en yüksek oyu alan parti, seçimi kazanırken, milletvekili seçimde d’Hondt sistemi ile oylar dağıtılmaktadır. Buna göre, ülke barajı olan %10’luk oranı geçen partiler, seçim çevresindeki oy oranlarına göre o bölgeden milletvekili çıkarmaktadır.

Victor D’Hondt tarafından ileri sürülmüş bir nisbi temsil sistemidir. 1961’den bu yana ülkemizde uygulanmaktadır. Bu sisteme göre, alınan oylar o ilin (bir seçim çevresinin, bazen bir ilde birden fazla seçim çevresi olabilir, Örn.İstanbul) çıkartacağı milletvekili sayısına ulaşıncaya kadar sırayla 1’e, 2’ye, 3’e…(son milletvekili sayısına kadar) diye bölünür. Bulunan rakamlar büyükten küçüğe sıralanır. Bu sıralamaya göre milletvekilliği kazananlar belirlenir.  Bir örnek verelim: 7 milletvekili çıkaracak bir seçim bölgesinde A Partisi 60.000,  B Partisi 25.000, C Partisi 14 000 D Partisinin de 13 000  oy aldığını kabul edelim. D Partisi ülke barajını aşamamıştır.

A PartisiB PartisiC PartisiD Partisi
Oy60 00025 00014 00013.000
1. MV60 000 (1)25 00014 00013.000
2. MV30 000 (2)25 00014 00013.000
3. MV20 00025 000 (3)14 00013.000
4. MV20 000 (4)12 50014 00013.000
5. MV15 000 (5)12 50014 00013.000
6. MV12 00012 50014 000 (6)13.000
7. MV12 00012 500 (7)7 00013.000
Top.421Baraj Altı: 0. Normalde 1 MV  Çıkaracaktı

 

A Partisi’ne 1. olduğu için tüm partilerin oyları 1’e bölününce, bir milletvekilini A partisi alacaktır. A Partisi’nin oyu, 1’e bölündüğünde MV çıkardığı için 2’ye bölünür. Diğer partilerin oyları aynen alt satıra geçer. Burada, MV çıkarının oyunda bölme yapılacaktır.  A Partisi’nin oyu hala en çok olduğu için A partisi bir vekil daha alır. A Partisinin oyu bu sefer 3’e bölünür.(60000/3=20000) Bu işlemden sonra en çok oy B Partisi’nde olduğu için B’ye bir milletvekili verilir ve oyu 2’ye bölünür. (25000/2=12500) Kalan sayılar arasında en büyük A olduğu için bir milletvekili daha verilir ve A’nın oyu bu defa 4’e bölünür. (60000/4=15000) Ortaya çıkan sayılar arasında en büyük oy yine A’nın oyu olduğundan yine bir milletvekili verilir ve bu kez de oyları 5’e bölünür (60000/5=12000). Bu işlemden sonra en büyük oy C’ye aittir ve C’nin hanesine 1 milletvekili eklenir; C’nin oyları 2’ye bölünür (14000/2=7000). Bu 7. ve son işlem sonucunda en büyük sayı B’ye ait olduğu için son milletvekilliğini B Partisi alır.

Seçim Sistemindeki Yenilikler

Yeni sisteme göre, siyasi partilerin seçimlerde başka bir siyasi partiyi destekleme kararı almalarını yasaklayan hüküm kaldırılmıştır. Böylece, 2893 sayılı Milletvekili Seçimi Kanununda değişiklik ile, ittifak yapılabilmesi sağlanacaktır. Bu ittifak bir protokol ile, Yüksek Seçim Kuruluna, seçim takvimi başlamadan 7 gün öncesinden bildirilmiş olacak. Bu birleşmenin bir adı olabilecek ama sonunda “blok, grup vs” gibi isimler değil, ittifak sözcüğü yer alacaktır. Örneğin, bu seçimde; ittifaklar olarak, Cumhur İttifakı olarak Ak Parti ve MHP Millet İttifakı olarak CHP, Saadet Partisi ve İyi Parti  Parti olarak da, HDP, Hüdapar, Vatan Partisi yarışacaktır.

Bir seçmen oy vermeye gidince, ittifak partilerinin logolarını ayrı ayrı görecek ancak bunların tamamını içine alan ittifak kutusunun içinde yer alacaktır. Burada ittifakta olan bir partiye oy vermek ile hem partisine hem de partisinin içinde bulunduğu ittifaka oy vermiş olacaktır. İttifakın ayrı bir logosu veya parti benzeri bir yönetim sistemi, tüzel kişiliği öngörülmemiştir. Sadece pusulanın üstünde ittifakın adı yazacaktır. Nitekim sandık sonuç tutanağında ittifakların her birinin aldığı ortak oyların sayısı ayrı ayrı tutanak altına alınması, düzenlemiştir.

Parti Yönünden Belirsiz Oyların Durumu

Bir seçmenin ittifaka oy vermesi ve fakat mührü iki parti logosunun arasına basması halinde, oy ittifaka verilmiş kabul ediliyor. Ancak, hangi partiye yazılacağı ise, bu tip oyların toplamının, ittifak yapan siyasi partilerin tek başına aldıkları oyun bu partilerin toplam oyuna bölünmesiyle elde edilen kat sayının ittifakın ortak oyu ile çarpımı sonucunda elde edilecek.  Bir sandıkta 100 oy kullanılmış olduğunu kabul edelim. A, B, C ve D partilerinin girdiği seçimde, A, B, C partilerinin X İttifakı ile seçime girdiğini farz edelim. Buna göre,  A : 40, B:20 C:10 D: 20 oy almıştır. 10 oy ise ittifaka verilmiş ve fakat kime verildiği belirsizdir. Buna göre, İttifakın parti oyları toplamı 70, ittifak toplam oyu ise 80 olduğuna göre,

A için 40/70 : 0,571 : 5,71 (Yani 6)

B için 20/70 : 0,285 : 2,85 (Yani 3)

C için 10/70 : 0,142 : 1,42 (Yani 1)  Buna göre, yuvarlama yapılarak A partisinin 10 ittifak oyunun 6 sın, B partisinin 3’ünü C partisinin ise 1’ini alacağı sonucuna ulaşıyoruz.

Baraj Sorunu Bitecek mi?

İttifakın %10’u geçmesi halinde, bu ittifaka giren partilerin tamamı siyasi partilerin her biri barajı geçmiş olarak kabul ediliyor. Böylece yukarda belirttiğimiz üzere uygulanan d’hondt sisteminde baraj konusunda bir esneme olduğunu, ittifak içinde yer alan küçük partilerin de milletvekili çıkaracağını göreceğiz.  İttifak yapan siyasi partilerin milletvekili sayısının hesaplanmasında; ittifakın toplam oyu esas alınacak. Bu oy miktarına göre önce ittifakın elde ettiği toplam milletvekili sayısı ortaya çıkacaktır. Bu sayı ittifakı yapan siyasi partiler arasında aldıkları geçerli oy sayısı esas alınarak dağıtılacaktır.

Yeni Durumda d’Hont Nasıl Uygulanacak?

 Barajlı D’Hondt sistemine yukarda değinmiştik. Daha sade olarak tekrar etmekte fayda görmekteyiz ki, yeni sistemde göre, geçmiştekinden farklı olarak partilere göre milletvekili dağıtımı yaparken, şimdi ittifak ile girenler ile parti olarak girenler arasında bir farklılık olacaktır. Buna göre, yeni durumda,

  • İttifakın toplam oyu esas alınarak d’Hondt uygulanacaktır.
  • Yüze 10’luk baraj devam etmektedir.
  • İttifak olarak girenleri toplam oyu, parti olarak girenlerin ise parti oyları dağılıma esastır.
  • İttifak olarak çıkardığı toplam milletvekili için bu kere, ittifak içindeki dağılım için ikinci kez d’Hondt uygulanacaktır.

 Buna göre bir örnek verelim;

1Milyon 50bin seçmeni olan bir ilde, 14 milletvekilinin çıkacağını düşünelim ve seçime katılma oranının %85 olduğunu kabul edersek, yaklaşık 896 Bin seçmenin oy kullanmış olacağını ifade edebiliriz. Seçime,  A ve B partileri X ittifakı ile,  C, D ve E partileri ise Y ittifakı ile,  H, G ve V partileri ise ittifaksız olarak seçime girdikleri farz edelim. Buna göre, (A:410, B:80) X ittifakının 490Bin, H partisinin 300Bin, (C:30 D:35 E: 25) Y ittifakının ise 90bin G partisinin 10bin  V partisini 5Bin geriye kalan bin oyunda geçersiz olduğunu kabul edelim. Buna göre;

 1.Dağılım (MV’nin İttifaklar ve Partilere Göre Dağılımı)

 G ve V partisi BARAJ’a takıldıkları için dağılıma girmemiştir. 

Sıra/Bölüm X İttifakı A:410, B:80)H Partisi Y İttifakı (C:30 D:35 E: 25)
Oy490Bin300Bin90Bin
1.MV için 490 (1)300 (2)90 (9)
2245 (3)150 (5)45
3163 (4)100 (7)30
4122 (6)75 (11) 
598 (8)60 (14) 
681 (10)50 
770 (12) 42 
861 (13)37 
95433 
104930 
1144  
1240  
1337  
1435  

 

Buna Göre, X ittifakı 8, H partisi 5 ve Y ittifakı ise 1 milletvekiline hak kazanmıştır. Şimdi ittifak içi dağılıma geçelim;

 2.Dağılım (MV’nin İttifaklar İçin Dağılımı)

 X İttifakı MV dağılımı için 8 vekil için tekrar d’Hondt sistemi uygulayacağız; 

Sıra/BölümA partisi B Partisi
Oy 410Bin80Bin
1.Mv İçin, 410 (1)80 (6)
2.205 (2)40
3.136 (3) 
4.102 (4) 
5.82 (5)  
6.68 (7)  
7.58 (8)  
8. 51 

 

X ittifakında, A partisi 7, B Partisi 1 Mv çıkarmaya hak kazanmıştır.

Y ittifakı ise 1 Mv çıkaracaktır. d’Hondt sisteminde en çok oy alan yani D partisi 35bin oy ile bir Mv çıkaracaktır. Buna göre, B partisi 40 bin oyu artmış iken Mv çıkaramazken, D partisi ittifak ile 35bin oy alıp bir Mv’ye hak kazanmış olacaktır.

Sonuç yerine

Yeni sistem ile beraberinde yeni tartışmaların görüleceği bir dönemi ifade etmektedir. Bu sistemde zaten güçlü olan bir gövde partinin karşısına şayet bir ittifak çıkması halinde, yaptığı ittifakın kendisine bir güç katacağını aksi halde kendisinin kaybına olacağı şimdiden eleştiriler arasında yer almaya başlanmıştır. Burada, en yüksek oy alan ittifakın, az oy alan partisi dezavantajlı, az oy alan ittifakın yüksek oy alan partisi ise daha avantajlı olarak seçime girmektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorum kısmını boş bırakmayın
Lütfen isminizi yazın